Parçalı az bulutlu

Virüs Zihnimizde: İnsan Bilmediğinden Endişe Duyar

Rahman Demirkol - 4 Aralık 2020 09:27 A A

 

‘Anı (hatıra)’ kelimesi soyut anlamlı bir sözcük olarak karşımıza çıksa da zaman zaman hatırladığımız anılarımız beynimizin sinir hücrelerinde gerçekleşen kimyasal ve somut bazı işlemlerin belleğimize kaydedilmesiyle meydana gelmektedir. Duyularımız aracılığıyla algıladığımız her şey beynimizde var olan sinir hücreleriyle bir diğer hücreye iletilir ve büyük bir ileti bağı oluşur. İnsanın yaşadığı tecrübelere, edindiği yeni bilgilere göre bu bağ sağlamlaşır fakat beyin bazı durumlarda bu ileti bağlarını tamamen yok eder. Zihnimizde depolanan, silinmemiş bu bağlara daha sonra anı, hatıra adını veriyoruz.

Olumsuz Hatıralar Neden Daha Kalıcı Oluyor?

Sevdiğimiz birinden ayrıldığımız zamanki hayal kırıklığı, yeni biriyle tanıştığımızda hissedilen mutluluktan daha yoğun, değer verdiğimiz bir eşyayı kaybettiğimizde yaşadığımız üzüntü önceden kaybettiğimiz bir eşyayı bulduğumuz anki sevinçten daha baskın, eleştirildiğimizde içimizde meydana gelen can sıkıntısı övüldüğümüzde duyduğumuz mutluluktan daha yoğun olabiliyor.

Aslında olumsuz olarak nitelendirdiğimiz her olay, hayatımızın ilerleyen dönemlerinde tecrübe olarak zihnimizin hatıra bölümünde birikiyor diyebiliriz. İnsan türünün hayatta kalabilmesi için binlerce yıldır geliştidiği refleksler onun canını sıkacak, üzüntüye sevkedecek ya da kaygı, korkusunu arttıracak tüm olaylardan kaçınma iç güdüsü olarak karşımıza çıkmaktadır.  Dolayısıyla kötü hatıraların, olumsuz düşüncelerin zihnimizde daha kalıcı olmasının sebebi atalarımızdan bize bir miras gibi duruyor.

“…Ve geçmiş üzüntülerimizin tamamını mevcudunda bulunduran, mucizevi bir şekilde güncel bir hafızamız olsaydı, böyle bir yükün altında çökerdik. Hayat, ancak muhayyilemizin ve hafızamızın zayıflığı ile mümkündür.”
Emil Michel Cioran

COVID-19 Zihnimizde Nasıl Yer Edecek?

Yapılan son araştırmalar pandemi sürecinin ve açıklanan son kısıtlama karalarının özellikle 20-40 yaş arasındaki insanları daha olumsuz yönde etkilediğini, bu yaş grubunda  korku, depresyon, stres bozukluğu gibi ruhsal problemlere neden oldugunu belirtmektedir. Yukarıda ifade edildiği gibi insanın hayatını tehdit eden bir olay karşısında kaygı duyması ve korkması gayet tabii bir durumdur fakat şunu da unutmamalıyız ki insanlık tarihi bizlerin şu dönemde yaşadığından çok daha ağır ve ölümcül salgınlarla doludur. Pandemi ile mücadele amacıyla açıklanan yasaklara ve kısıtlamalara uymak için öncelikle insanların tam olarak ne ile karşı karşıya olduklarını anlamaları gerekmektedir.

Tedbirli olmak için, fikir sahibi olmalı, neyi niçin yaptığımızın farkında olmalıyız. Aksi takdirde sosyal mesafe kurallarının ısrarla vurgulanması, birçok eğlence mekanının kapatılması, görüşmelerimize yasaklar getirilmesi gibi hususlar hepimiz tarafından can sıkıcı, kaygı verici ya da korkutucu hususlar olarak algılanacaktır. Yasaklara uymak demek çevremizdekilerin enfekte olma olasılığını azaltmak, risk grubundaki insanların daha büyük zararlar görmelerini engellemek anlamına gelmektedir. Alınan önlemlere anti-demokratik, baskılayıcı yasaklardan ziyade bu bakış açısıyla bakmamız ruh sağlımızı korumada çok etkili olacaktır. Unutulmamalıdır ki açıklanan bu kısıtlamalar olmasaydı günlük vakalardaki artış çok daha fazla olacak, bunun sonucunda hastanelerdeki yoğunluk artacak ve nihayetinde kayıplarımızın sayısı da yükselecekti.

Salgın sürecinin bize öğrettiği bir diğer hususta aslında bu dönemde yalnızlaşmayıp ne kadar yalnız olduğumuzu fark ettiğimiz konusudur, en kötüsü de insanın kalabalıklar içinde kendi yalnızlığını idrak etmesi olmuştur. Ailemizle ya da birlikte kaldığımız kişilerle daha çok vakit geçirmek durumunda kaldığımız bu süreci hem kendimizi hem de onları daha yakından tanıma fırsatı olarak görüp, içinde yaşadığımız bu telaş çağında kendi ruh dinginliğimizi yakalama fırsatı olarak değerlendirmeliyiz.  Her ne kadar günlük vakalardaki artış sürecin başlangıcından bu yana en yüksek seviyelerde olsa da bizler hem kendimiz hem de sevdiklerimiz için alınan tedbirlere uyarak, içimizdeki yaşama umudunu her daim canlı tutma gayreti içinde olmalıyız.

 

Bu haber 1669 kez okundu.
Muradiye Sarnıç Tesisleri
Rahman Demirkol - 09:27 A A
BENZER HABERLER

MUSTAFAKEMALPAŞA HAVA DURUMU

22 Ocak 2021 CUMA
  • CTS 7.0°
  • PAZ 9.0°
  • PTS 9.9°

YAZARLARIMIZ

  • TOPLUMSAL DAYANIŞMA VE DİN KARDEŞLİĞİ

      İnsanın sağlıklı bir şekilde varlığını sürdürebilmesi için toplum hayatına ihtiyacı vardır. İnsanın mutluluğu ve huzuru ise toplumun huzuru ve mutluluğudur. Toplum halinde yaşamanın dinî, ahlakî ve örfî birtakım kuralları vardır. Toplumsal yardımlaşma ve dayanışmanın temeli olan bu kurallara uyulduğu ölçüde fert ve toplum huzura erme imkânı bulmaktadır. Bu kurallardan birisi de Yüce Kitabımız Kur’an’da […]
  • ESNAFIM BİÇİM BİÇİM

    Çoook büyük sorumluluk gerektirir esnaflık. Eğer sorumluluklar bilinmezse, halk seni sorumlu tutar. Artık iki kişi olman gerekir. Kendin ve dükkanın. Özgürlük denen kavram sizin için artık yok hükmündedir. Müşterine karşı takındığın tavırdır bazen insanı esnaf yapan. “bozuk yoksa sonra verirsin” ya da” zeytinim kötü abi sana gelmez” gibi şeyleri belirtmektir. Bak şimdi “bozuk yoksa kalsın” […]
  • BİTKİ ÇAYLARINI KULLANIRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR

      Bitkiler yüzyıllardır beslenme, sağlığı koruma ve çeşitli hastalıkları tedavi etme başta olmak üzere farklı amaçlarla insanlar tarafından kullanılagelmiştir. Günümüzde bitkisel çayların birçoğu hoş lezzetleri için (elma, böğürtlen çayı vb.) tüketilmekte ve bir kısım bitkisel çay ise sağlığı koruyucu olarak (antioksidan etkisiyle yeşil çay gibi) ya da günlük rahatsızlıklar diye adlandırdığımız soğuk algınlığı, yorgunluk, hazımsızlık, […]
  • Bir Makale Yüzünden Başıma Gelenler

        Hâfızamı zorluyorum lise yıllarımdaki Türkçe-Edebiyat öğretmenlerimi hatırlamak için. Hasan Süloğlu vardı mesela. Kısaya yakın bir boy, göçmen edâsı bir Türkçe ile konuşur dururdu. Tek maaşlı geçim derdinde sıradan biriydi.   Sonraları bir diğeri Mehmet Akıncı idi. Siyah, kıvırcık saçlı, çok kötü bir Türkçe’yle konuşan biriydi. Bize boyuna garip kaçakçı hikâyeleri okurdu. Hatırladığım kitaplardan […]
  • Meryem Durmus
    Beslenme Uzmanı ve Diyetisyen
    4 MAKALE YAZDI

    “Ramazanda Beslenmede Dikkat Edilecek Noktalar”

    Hoş Geldin RAMAZAN Meryem Durmuş 11 ayın sultanı Ramazan geldi.  Ramazan ayının ilk günlerindeyiz ve bu dönemde beslenmemize daha özen göstermeliyiz. Ramazanda asıl amacın beden ve ruhu terbiye etmek , nefsimize sahip çıkmak olduğunu hatırlamalıyız. Bunu başarabildiğimiz takdirde iftarda zaten aşırıya kaçmadan bedenin ihtiyacı kadar besin tüketip sahura uygun beslenmeyi sağlamış oluruz. Ramazanla birlikte karbonhidrat […]
  • Toplum Olarak Yapıcı Eleştiriden Ne Anlıyoruz?

    İnsan varoluşu gereği ve toplum içerisinde yaşamını sürdürmesi dolayısıyla günlük hayatında takdir görme, sevgi hissetme ve onaylanma ihtiyaçları olan bir canlıdır. Bu istekler ölçülü talep edildiğinde ve karşılandığında gayet tabii ve normaldir. Fakat etrafımızdaki insanların bizim hakkımızda ne düşündüğünü haddinden fazla önemsemek, gereğinden fazla beğenilme ve onaylanma arzusu duymaya takıntılı bir hal içerisine girmek bizi […]

EN ÇOK OKUNAN HABERLER

  • 01
    İlçede Hurda Araçlar Toplanıyor
    Mustafakemalpaşa Madeni Eşya Esnaf Odası Başkanı Önder Aydın, federasyon tarafından alınan hurda araçların toplatılması kararıyla ilgili basın açıklaması yaptı.
  • 02
    İl Kadın Kolları Yönetimi Belli Oldu
    Bursa İl Kadın Kolları Başkanı Emel Gözükara Durmaz, yeni yönetim kurulu üyelerinin belirlenmesi çalışmalarını sonuçlandırdıklarını söyledi.
  • 03
    Belediye Personeline Sigara Bırakma Eğitimi
    Mustafakemalpaşa Belediyesi çalışanlarına, Dr. Emine Melis Çinçe tarafından Sigarayı Bırakma ve Kanser hakkında eğitim verildi.
  • 04
    TOKİ Kuraları Bu Ay Çekilecek
    Yurt genelinde yapımı planlanan 100 Bin sosyal konut için kuralar bu ay içerisinde çekilecek. 694 adet konutun İlçeye yapılacağı TOKİ Konutları için başvuranların heyecanlı bekleyişi bu ay bitecek. TOKİ yetkililerinden alınan bilgiye göre, yatay mimari anlayışıyla İstanbul başta olmak üzere 81 ilde 2+1 ve 3+1 planında yapılacak olan 100 bin sosyal konut için 16 Aralık […]
  • 05
    Atkı ve Bereler Hazır Olsun
    Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünün verilerine göre Kar yağışı Marmara Bölgesinde Bursa ve ilçelerinde etkili olacak.