Kısa süreli hafif yoğunluklu yağmur
  • EURO 7.19
  • DOLAR 6.45

İstiklâl Marşı’nın 10 Kıt’asının Açıklaması  – 1 ( İlk 4 Kıt’a )

H. Kutsi Kaya - 13 Mart 2020 05:03 A A

Ön not: İstiklâl Marşı’nın TBMM’de ‘millî marş’ olarak kabul edilişinin ( 12 Mart 1921 ) 99. yıldönümü vesilesiyle .

 

“ Millî ve mânevî değerleri coşkunlukla işleyen edebî eserler, o milleti mânen kuvvetli kılar. Savaş sırasında cephedeki askere cesâret ve kuvvet, geride kalana sabır ve metânet verecek şiirlere, hikâyelere, destanlara, türkülere ihtiyaç vardır. Böyle buhranlı devrelerde, milletin şâirlerden, yazarlardan beklediği manevî destek budur.

 

İşte Âkif, Türk milletine, cesâret, metânet, sabır aşılamak, daha doğrusu onda mevcut bulunan bu duyguları harekete geçirmek üzere kaleme aldığı şiirine “korkma” sözüyle başlıyor. “Al sancak” yâni bayrak, bir milletin istiklâlinin sembolüdür. O elden ele dolaşan bir meş’âle gibi nesilden nesle sönmeden, yere düşürülmeden devredilecektir.

 

Bayrağın sönmesi, Türk milletinin istiklâlini kaybetmesi, “yurdun üstünde tüten en son ocağın sönmesi” ise, son Türk erkeğinin ölümü demektir. O hâlde, son Türk erkeği, son nefesini vermeden, Türk istiklâlini yok etmek, Türk bayrağını söndürmek mümkün değildir. Zîra bayrağımız, milletimizin yıldızıdır. Bayrağın kaderi ile milletin kaderi birbirine bağlıdır. Bayrak bizimdir. Bize, milletimize âittir. Biz yaşadıkça onu kimse elimizden alamaz. Bu kıt’ada anlatılanları bir cümle ile ifâde etmek istersek; Türk milletinin bütün fertlerini öldürmedikçe, istiklâlini kimse yok edemez.

 

Şâir ikinci kıt’ada; bayrağımızın o zamanki kırgın, küskün, öfkeli hâlini dile getiriyor. Türk vatanının bâzı kısımları istilâ edilmiştir. Bu yüzden bâ’zı bayraklarımız indirilmiş, yerlerine düşman bayrakları asılmıştır. Kaş çatmak, öfke hâlini ifâde eder. Kaş bizim edebiyâtımızda hilâle benzetilir. Sevgilinin kaşları dâima hilâl şeklinde gösterilmiştir. Sevgili de nazlı bir güzeldir. Âşıkına eziyet etmekten, onu üzmekten zevk duyar. Bayraktaki hilâl de, tıpkı nazlı bir sevgilinin kaşı gibi çatılmıştır. Kahraman Türk ırkını üzmektedir. Türk’ün beklediği, özlediği ise, gülen bir yüzdeki kaşlar gibi, hilâlin açılmasıdır. Türk milleti, bayrağımızı yine göklerde dalgalanır hâlde görmeyi arzu etmektedir.

 

Bir âşık sevgilisinden güler yüz beklemesi gibi, istiklâle âşık Türk milleti de istiklâlin sembolü olan bayraktan, yüzünün gülmesini, hilâl şeklindeki kaşının açılmasını beklemektedir. Bu ise milletimizin en tabiî hakkıdır. Çünkü, Türkler, istiklâlleri, bayrakları uğruna pek çok kan dökmüştür. Bu kanları bayrağa helâl etmesi için, onun da artık nazlanmayı bırakıp, göklerde dalgalanması lâzımdır. Bu kıt’ada, Mehmet Âkif, üstü kapalı olarak Allah’a hitâp etmekte, Türk milletine bu dayanılmaz hâli, düşman istilâsını revâ gördüğü için, Allah’a serzenişte bulunmaktadır. Zîra Müslüman Türk milleti, asırlarca îlâ-yı kelimetullah (Allah kelâmını, Kur’anı yüceltmek) İslâm dînini ve adâletini dünyâya yaymak için savaşmıştır (gaza etmiştir). Bu uğurda pek çok şehit vermiştir. Böyle bir milletin düşman istilâsına uğraması haksızlıktır. Bu durum ancak günahkârlara revâ görülebilir bir cezâdır. Türk Milleti dâima Hakk’a (Allah’a) inandığı, taptığı, onun yolundan ayrılmadığı için bu cezâyı hak etmemiştir. Onun hakkı istiklâldir.

 

Üçüncü kıt’ada şâir “ben” diyor. Ancak kastettiği mânâ aslında “biz”dir. Türk milleti adına konuşmaktadır. Türk milleti ezelden beri hür yaşamıştır, dâima da hür yaşayacaktır. Ona esâret zinciri vurmaya kalkışmak çılgınlıktır. Zîra böyle bir harekete yeltenenler ağır şekilde cezâlandırılır. Türk milleti, hürriyeti ve istiklâli uğrunda, önüne çıkacak her engeli aşacak kudrettedir. O böyle yüce bir gâye için, dağları yırtmak, engin denizleri taşırmak, bendleri aşmak gibi olağanüstü hareketleri başarabilecek güçtedir. Ergenekon Efsânesi, Türk’ün bu üstün vasfını ifâde etmektedir.

 

Dördüncü kıt’ada, şâir, vatanımızı istilâya yeltenen Avrupalılar’a meydan okuyor. Yirminci asrın başında Avrupa medeniyeti artık can çekişmektedir. On dokuzuncu asırdaki üstünlüğünü kaybetmiş durumdadır. Bu yüzden tek dişi kalmış bir canavardır. Ancak Avrupa bu zayıflamış durumunu hazmedemediğinden, mevcut teknik imkânlarını seferber ederek, topuyla, tüfeğiyle bizi yok etmek gayretindedir. Avrupa medeni imkânlarını, Türklüğü dünya haritasından silmek için, bir vâsıta olarak kullanmaktadır Mehmetçiğin süngüsüne topla, tüfekle cevap vermektedir. Avrupalı kendini çelik zırhlarla korurken Mehmetçik, onun modern silâhlarına îman dolu göğsüyle karşı durmaktadır. Bu silâhlarıyla, Avrupalı, kudurmuş bir canavar gibi uluyarak, kahraman Türk ordusunu sindirmeğe çalışmaktadır. Şâir, askerlerimize, bu, artık eski gücünü kaybetmiş, zâlim, Müslüman Türk düşmanı, haçlı ordularından korkmamalarını, îman dolu bir göğsün, en modern silâhlara karşı koyabileceğini haykırıyor.  “

 

Bu haber 3365 kez okundu.
H. Kutsi Kaya - 05:03 A A
BENZER HABERLER

MUSTAFAKEMALPAŞA HAVA DURUMU

29 Mart 2020 PAZAR
  • PTS 13.5°
  • SAL 16.1°
  • ÇAR 12.3°

YAZARLARIMIZ

  • MİSAFİRİ OLDUĞUMUZ BU DÜNYANIN SONUNDA ÖLÜM VAR

    Bulunduğumuz çevreden, ilçeden, ilden, Türkiye’mizden, dünyanın birçok yerinden her gün ölüm haberleri geliyor. Canlı yayınlarda televizyonlar, cep telefonları, kameralar başkalarının ölümlerini gözümüzün önüne getiriyor. Başkalarının ölümünü seyretmekten, konuşmaktan, kendi akıbetimizi unutuyoruz. Ama ölüm sırasının bir gün bize de geleceğini pek düşünmüyoruz. Kendimizi bütün ölümlerin dışında tutuyoruz. Sanki ölüm, başkalarına mahsus bir olay gibi düşünüyor ve […]
  • ESNAFIM BİÇİM BİÇİM

    Çoook büyük sorumluluk gerektirir esnaflık. Eğer sorumluluklar bilinmezse, halk seni sorumlu tutar. Artık iki kişi olman gerekir. Kendin ve dükkanın. Özgürlük denen kavram sizin için artık yok hükmündedir. Müşterine karşı takındığın tavırdır bazen insanı esnaf yapan. “bozuk yoksa sonra verirsin” ya da” zeytinim kötü abi sana gelmez” gibi şeyleri belirtmektir. Bak şimdi “bozuk yoksa kalsın” […]
  • Mustafakemalpaşa’ya Mektup

    Sevgili Kasabam, Sen de doğmadım ben. 60’lı yılların ilk yarısında güzelim ülkemin en doğusundan önce senin bir köyüne, 3 – 4 yıl sonra da sana geldim müdür babamın tâyiniyle. O zamanlar 14 Eylül İlkokulu yeni açılmış bir okuldu ve sevgili babam o okulun ilk müdürüydü. İki kardeşim ve ben o okuldan mezun olduk ortaokul öğrencisi […]

EN ÇOK OKUNAN HABERLER

  • 01
    İlçede Hurda Araçlar Toplanıyor
    Mustafakemalpaşa Madeni Eşya Esnaf Odası Başkanı Önder Aydın, federasyon tarafından alınan hurda araçların toplatılması kararıyla ilgili basın açıklaması yaptı.
  • 02
    TOKİ Kuraları Bu Ay Çekilecek
    Yurt genelinde yapımı planlanan 100 Bin sosyal konut için kuralar bu ay içerisinde çekilecek. 694 adet konutun İlçeye yapılacağı TOKİ Konutları için başvuranların heyecanlı bekleyişi bu ay bitecek. TOKİ yetkililerinden alınan bilgiye göre, yatay mimari anlayışıyla İstanbul başta olmak üzere 81 ilde 2+1 ve 3+1 planında yapılacak olan 100 bin sosyal konut için 16 Aralık […]
  • 03
    Belediye Personeline Sigara Bırakma Eğitimi
    Mustafakemalpaşa Belediyesi çalışanlarına, Dr. Emine Melis Çinçe tarafından Sigarayı Bırakma ve Kanser hakkında eğitim verildi.
  • 04
    ERKEN TEŞHİS İÇİN KANSER TARAMALARI ÖNEMLİ!
    Erken teşhis için kanser taramalarının oldukça önem arz ettiğini belirten Bursa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Halim Ömer Kaşıkcı, vatandaşları geç olmadan ücretsiz kanser taramalarını yaptırmaya davet etti.
  • 05
    Karatecilerden Başkan Kanar’a Ziyaret
    Anadolu Yıldızlar Ligine katılmaya hak kazanan Mustafakemalpaşa Belediyesporlu karateciler Belediye Başkanı Mehmet Kanar’ı ziyaret etti.
Video Sponsoru: PikGold